Göl Olmak / Be a Lake

b71e533d9076431355d25f8da29541e7Bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez de ağzındakileri tükürmeye başladı. Bu arada,  “Tadı nasıl ?” diye soran yaşlı adama da öfkeyle, “Acı !” diye cevap verdi.

Usta çırağını kolundan tuttu ve onu dışarı çıkardı. Sessizce az ilerideki gölün kıyısına götürdü. Çırağına bu kez, bir avuç tuzu göle atıp, gölden aldığı suyu içmesini söyledi. Yaşlı usta, söyleneni yapan çırağına, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu: ”Tadı nasıl?”

”Ferahlatıcı” diye cevap verdi genç çırak. ”Tuzun tadını aldın mı?” diye sordu yaşlı adam. ”Hayır.” diye cevapladı çırağı. Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:

Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir; ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.

 

An aging master grew tired of his apprentice’s complaints. 

One morning, he sent him to get some salt.

When the apprentice returned, the master told him to mix a handful of salt in a glass of water and then drink it.

“How does it taste?” the master asked.

“Bitter,” said the apprentice.

The master chuckled and then asked the young man to take the same amount of salt and put it in a nearby lake.

The two walked in silence to the lake and once the apprentice swirled his handful of salt into the water, the old man said, “Now drink from the lake.”

As the water dripped down the young man’s chin, the master asked, “How does it taste?”

“Fresh,” remarked the apprentice.

“Do you taste the salt?” asked the master.

“No,” said the young man.

At this the master sat beside this serious young man, and explained softly, “The pain of life is pure salt; no more, no less. The amount of pain in life remains exactly the same. However, the amount of bitterness we taste depends on the container we put the pain in. So when you are in pain, the only thing you can do is to enlarge your sense of things. Stop being a glass. Become a lake.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s