Axis Mundi

tree

Nedir bu Axis Mundi?
Axis Mundi ile ilgili ilk okumamı yapalı çok yıl oldu. İçinde barındırdığı anlamlar açısından bu kavramdan çok etkilenmiştim. Axis Mundi tüm kadim inançlarda / öğretilerde ortak noktalardan biridir.

Axis Mundi sembolize ettiği değerler açısından bana çok dokunuyordu. İkili birliği simgelemesi gibi ya da herşeyin bağlantılı oluşu.. Kendime isim olarak o yüzden bunu şeçtim. Axis Mundi’nin anlamlarını biraz daha detaylı anlatacağım.

Altay Şamanlığı’nda Axis Mundi dünyanın merkezini, merkez ekseni simgeler. Yer merkez olmak üzere gökyüzü (tanrılar dünyası) ve yeraltı (ölüler dünyası) arasında bir bağlantı kuran bir ağaç olarak tasvir edilir.
Dünya, Göğün göbeği ile bu ağaç sayesinde irtibat halinde olup, bu ağaç ile beslenir. Anne rahmindeki bir bebek için göbek kordonu nasıl yaşamsal bir öneme sahipse yeryüzü için de bu irtibat kanalı aynı derecede öneme sahiptir. Muhtemelen bu bağlamdan kaynaklı olarak Axis Mundi genellikle dişil betimlenir.
Şaman Türklerde orman ve Ağaç kültü de yine bu animistik tasarımdan kaynaklanır. Ağaç kutsal sayılır ve yaşam ağacının sembolüdür, bunun yanı sıra bizzat tapılan bir varlıktır. Türklerde kayın ağacı olarak tasvir edilen bu kutsal ağaç tüm ritüellerde karşımıza çıkar.

Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin geleneklerine göre, insanların yaşadığı Yer, ölülerin göçtüğü yeraltı (öte-âlem) ve spiritüel anlamdaki Kutsal Gök’ten (Semavi Alem) oluşan üç alem vardır. Bu üç ortamın/alemin merkezlerinden geçerek onları birbirlerine bağlayan ve direk ya da kazık adıyla belirtilen bir eksendir Axis Mundi.
Bu eksenin iki ucu Yer’in göbeği ile Göğün göbeği olarak adlandırılır.
Yer’in ekseni yani Axis Mundi sembolizmi, bazı bakımlardan Uzakdoğu tradisyonlarında kullanılan çarkın ekseni sembolizmini andırır: Çarktaki kimse yükselebilmek için önce çarkın merkezini bulmalıdır ki, eksende yükselebilsin.

Uygur, Yakut ve Altay Türkleri’nin tradisyonlarında Göğün göbeği, Yer’in göbeği ve bunlar arasında yer alan Yer’in ekseni yani Axis Mundi hakkında söylenilenler şöyle özetlenebilir:

  • Dünya Göğe bu eksenle bağlıdır.
  • Kimse Yeraltına (öte-âlem) inmeden Göke çıkamaz.
  • Bu eksenin geçtiği, üç alemin ortasındaki delikler, açıklıklar bir tür geçittir.
  • Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte – âleme göçerler.
  • Şamanlar, uçuş (trans deneyimi) sırasında bir alemden diğerine geçerken bu açıklıktan yani irtibat geçidinden (Yer’in ekseni) yararlanırlar.
  • Yer’in göbeği aynı zamanda yerin kapısıdır. Öte – âleme giden şamanlar, Yer’in deliğinden /ekseninden yani Axis Mundi’den geçerek oraya giderler, tekrar bu delikten dönerler (Altay Türkleri).
  • Göğün göbeği bir yıldız olarak betimlenir. (Yakutlar’da Demir-Kazık yıldızı, Uygurlar’da Altın-Kazık yıldızı)
  • Göğe Dünya bu yıldızla bağlıdır. Bu yıldız, Gök-Tanrı’nın ışıklı ülkeleri olan Yüksek Gök ile Yer’i birleştiren bir kapıdır.
  • Gök ile Yer’i, ruhsal âlem ile maddi âlemi ve Gök-Tanrı ile insanı ayıran bir sınır olan bu yıldız, bütün gezegenlerin bağlı olduğu, göğün direği ve Göğün kapısıdır. Çünkü GökTanrı bu kapıdan insanlara şefaat eder, ayrıca şamanlar bu delikten Semavi Alem ile irtibat kurabilir.
  • Göğün göbeği, fani insanlar alemi ile Semavi Âlem’in bir sınırıdır (Uygur tradisyonu).
  • Şamanın gölgeler diyarına ve Göğe uçuşu, Dünya Dağı’na çıkışla başlar ( Altay Türkleri).
  • Gök ile Yer arasındaki irtibatı sağlayan direk bir ağaçtır (yaşam ağacı, Yakut Türkleri).
  • Dünya Demir-kazık yıldızına bir ağaçla bağlıdır; yıldız, ağacın tepesindedir. Bu ağacın zirvesi Gök-Tanrı’ya varır (Yakut Türkleri).
  • Gök-Tanrı ile irtibat kurabilen şamanlar bu yıldıza kadar gidebilir, öteye geçemezler. Bu yıldız kapısına uçup gelen nadir şamanlara Gök-Tanrı, ruhlarından birini elçi olarak gönderir, bu şekilde görüşülür, ilişki kurulur; o ruhlar da bu kapıdan aşağı inmezler.

Çeşitli tradisyonlarda Yer’in göbeği, Yer’in kalbi, “dünyanın merkezi”, omfalos (omphalos, eski Yunanca’da “göbek” anlamına gelir) gibi terimlerle ifade edilir.
Betil taşlarıyla simgelenen yeryüzünün merkeziden geçtiği varsayılan bu eksen (axis mundi) Asya’da Şamanlığının bulunduğu kimi bölgelerde şamanın transa geçtiği çadırının direğiyle, kimi bölgelerde ise köyün meydanına dikilen direkle temsil edilir ki, bu gelenek Orta Asya’daki birçok köyde halen sürmektedir.
Bu Şamanist gelenek Kuzey Amerika Kızılderililerinde (totem direği), kimi Macar köylerinde de görülür. Her üç kültürde de direğin tepesine genellikle kartal ya da bir hayvan kondurulur (Kartal, Asya’da kimi zaman çift başlı tasvir edilir, Yakut şaman mezarlarında direğe tünemiş kuş motifi görülmekle birlikte, Altay köy direklerinde bazen at gibi başka hayvanlar da görülür.) Ancak Türk Şamanlığında direkle ilgili bir tapınmaya rastlanmaz ve direk, Yer ile Semavi Alem arasındaki irtibatın temsil edilmesinden başka bir amaca hizmet etmez. Orta-Asya ve Sibirya Şamanizm’inde, kayın ağacından yapılan bu direğin yerini kimi zaman kayın ağacının kendisi alır.
Göçebe topluluklardaki bu direğin yerini, yerleşik toplum düzeninde, aynı anlamı ifade etmek üzere sütun almıştır. Orta direk olgusu yörük çadırlarında hala karşımıza çıkar.

Bu direk imgesinin aynı zamanda şamanın bedeninde omurga olarak da betimlenir. Yer’in göbeği Şamanın bedeninde adı gibi göbek bölgesindedir. Karın boşluğunda güneş kursu olarak bilinen bölge vardır. Güneş kursu yani Solar Plexus, midenin arkasında bulunan birinci bel omuru seviyesindedir. Kendinden çıkan sinir
dalları, güneşi çağrıştırdığından güneş anlamına gelen “solar” adını almıştır. Solar plexus, karın boşluğunda bulunan sempatik sinir ağla­rının en büyüğüdür.
Şaman göksel yolculuğa çıktığında yine kutsal sayılan Kaz’a biner. Ya da temsili olarak ağaçtan yapılan davul tokmağına binerek bu yolculuğa çıkar. (Türk halısında ya da otantik Türk kostümünde hala elbise yakasına ya da omuza işlenen çember/çark ya da üçgen içine çapraz kaz ayağı işlenir.)

Şaman, yolculuğu (trans deneyimi) sırasında Yerin göbeği ve göğün göbeği arasında Yerin ekseni yani axis mundi üzerinden yolculuk yapar. Bu yolculukta spiral daireler çizerek göğün katlarını çıkıp iner. Göğün katları 7 tanedir. Bazı şaman geleneklerinde yerin katları da vardır ve onlar da 7 tanedir.

Buraya kadar yazdığım bilgiler Şamanlık ve özellikle Altay Şamalığı üzerine okuma yapmış kişilere çok tanıdık gelebilir. Yeni okuyanlar için biraz karışık gelebilir, bunun için göçebe toplumun kozmogonilerine biraz daha detaylı bakmak gerekebilir.

Bu yazıyı ilk olarak 2009 tarihinde yazmıştım. Sonra üzerinde bazı değişiklikler yaptım. Bugün bu yazıyı tekrar okuduğumda yoga pratiği olan arkadaşlarım için bambaşka anlamlar da taşıyabileceğini farkettim. Bu elbette bir sav değil, sadece bir benzetme diyebiliriz…
Tarif edilen axis mundinin, bedendeki temsili açısından bakıldığında Bandha’lara çok benzediğini düşünüyorum.
Göğün göbeği yani eksenin alt ucu sanki Mula bandha, Eksenin geçtiği merkez Uddiyana bandha, eksenin üst ucu yani göğün göbeği ise Jalandrabandha.
Bu üçünün ortasındaki delikten yani eksenden şaman yolculuk yapıyor yani omurga boyunca oluşan açıklıktan…
Üstelik bu yolculuk sırasında spiraller çizerek göğün 7 katına çıkıyor ya da iniyor, sanki bu yolculuk çakraları ya da kundalini enerjisinin yükselmesini ve inişini tarif ediyor… Bir de Hint mitolojisinde Ruhu simgeleyen kaz Altay şamanlığında Gök Tanrı ya da Semavi aleme gitmek için kullanılan kutsal hayvan… Ne ilginç değil mi?
Bu yakıştırma kimilerine zorlama gelebilir. Sonuçta bilimsel bir dayanak yok. Ama bu sadece Axis Mundi üzerinden verdiğim bir örnek…
Düşündüğümde daha böyle çok örnek aklıma geliyor. Çünkü şamanın uygulamalarında extaz hali ya da trans hali için harekete dayalı ve nefese dayalı çok uygulama olduğunu biliyoruz…
Onlar da başka yazıya…

Not: Sonra hiç fikri olmayan yoga dışındaki okuyucular için “bandha nedir” kısacık ekleyeceğim.

Reklamlar

Axis Mundi” üzerine 3 yorum

  1. sembolik dedi ki:

    Bu eksen konusunun ‘merkez’ ile birlikte olursa, anlamlı olduğunu anladım. Sen merkez olursan, axe üzerine konumlanıyorsun, o zaman her yer sana eksen. Konu feci derin ama deniyimsiz işin özü, yoksa cümle yığınından ibaret kalıyor 🙂 Haa, bir de axis – axe – balta ve ox (sığır) ilişkisi enteresandır. Balta ilk eksen sembollerinden biri tarihdeki (yıldırım silahı ne de olsa), ee boynuz da keza eksen, hepsi x üzerinde birleşmiş, ne güzel değil mi? 🙂

    • eceturkmut dedi ki:

      Önce “Aman allahım Muzaffer Abla bana yorum yapmış!!” heyecanımı ve çığlıklarımın sakinlemesini bekledim 😀 (Yazılarınıza bayılıyorum) Şimdi ciddi ciddi cevap yazabilirim 😀 Çok güzel ifade etmişsiniz “sen merkez olursan, axe üzerinde konumlanıyorsun”. Bu yaklaşım o kadar farklı yerde karşıma çıktı ki.. Oyunculuk eğitimlerinde Axis Mundi oyuncunun göbek deliği etrafı olarak tarif edilir. Yoga’da aynı bölgeye solar plexus denir.. Hep merkezde, dengede, dingin kalmak için o bölgenin güçlü olması köklenmesi gerekir. Yine bu bölge güçlu değilse omurga yani bizi ayakta tutan direk eğrilir.. 😀 Bu gerçekten çok derin..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s